Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14647 E. 2014/1300 K. 28.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14647
KARAR NO : 2014/1300
KARAR TARİHİ : 28.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, adına kayıtlı olan … numaralı cep telefonundan avukat olan katılanı iki kere çaldırması üzerine katılanın, müvekkillerinin aramış olabileceğini düşünerek iş yerinde bulunan sabit hattan bu numarayı aradığı, telefona cevap veren sanığın katılana, Vodafone hizmet yetkilisi olduğunu, Turkcell ile ortak düzenlenen yarışmada 25.000 TL para ödülü kazandığını, ödülü Türkiye İş Bankası’ndan şifre ile alabileceğini söyleyerek rakamlardan oluşan bir şifre verdiği, hesap numarasını da bildireceğini, bunun için hatta beklemesini isteyerek katılanı oyaladığı sırada, durumdan şüphelenen katılanın telefonu kapatıp GSM operatörlerini aradığında böyle bir yarışmanın olmadığını ve dolandırılmak üzere olabileceğini öğrendiği iddiasıyla, sanık hakkında
dolandırıcılığa teşebbüs suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanığın, olay sebebi ile katılandan çıkar sağlamaya yönelik suç boyutuna ulaşacak herhangi bir davranışının gerçekleşmemiş olması, iddianameye konu yapılan eylemin bu haliyle suç teşkil etmemesi ve icrai hareket kapsamında değerlendirilemeyecek olması, katılanın sanığa ait hattı araması neticesinde sanığın herhangi bir yarar sağladığının ortaya konulamaması sebebi ile, sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28/01/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.