Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/8078 E. 2014/13292 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8078
KARAR NO : 2014/13292
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava : Tespit

YARGITAY İLAMI

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi mahkeme kararlarının içermesi gereken zorunlu unsurları saymıştır.
Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK.nun “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde ise tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkemenin tarafların son beyanlarını alacağı ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceği, kararın tefhiminin, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceği ancak zorunlu hâllerde, hâkimin bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebileceği yazılıdır.
321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar” dan kastedilen HMK.nun 297. maddesindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin hüküm özetinin yazdırılması olduğu açıklanmıştır.
Bu nedenlerle basit yargılamada da tefhim edilecek hüküm HMK.nun 297/2. maddesindeki unsurları taşımakla birlikte HMK.nun 321. maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Ancak Mahkemelerin iş yoğunluğu ve buna bağlı olarak duruşma dosyalarının çokluğu nedeni ile gerekçenin duruşmada yazdırılamaması halinde gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.
Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Halen yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8 inci maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.
Taraflar hükmün tefhiminin HMK.nun 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşımaması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir.
Bu nedenlerle hükmün tefhimi sırasında HMK.nun 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda,
Mahkemece dava konusu edilen talep hakkında hüküm kurulmuş ise de, yargılama gideri ve avukatlık ücreti bakımından hüküm kurulmamış, gerekçe de açıklanmamış olup bu hali ile hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmediği ortadadır.
Bu nedenle davacının gerekçeli kararın kendisine 16.04.2013 günü tebliğinden itibaren 8 günlük süre içinde 21.04.2013 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı temyiz başvurusu süresindedir. Ancak dosyanın fiziki olarak ve UYAP üzerinden tetkikinde, davacının temyiz harçlarını yatırmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının temyiz harçlarını yatırması için HUMK.’nun 434.maddesindeki gerekli usuli işlemlerin tamamlanmasından sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,12.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.