Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14639 E. 2014/1302 K. 28.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14639
KARAR NO : 2014/1302
KARAR TARİHİ : 28.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın eşi olan ve soruşturma aşamasında vefat eden …’ün, … Sitesi … ada … parselde kayıtlı bulunan gayrımenkulünü satmaya karar verdiği, daireyi gören ve beğenen sanığın, bu daireyi 80.000 TL bedel karşılığında almayı kabul ettiği, sanık ile …’ün bu şekilde anlaşmaya vardıktan sonra, satış işlemleri için Milas… Noterliği’ne gittikleri, sanığın paranın geleceğini söyleyerek geç saate kadar …’ü oyaladığı, mesai bitimine yakın bir zamanda da “para çekildi yolda, hemen satış işlemini yapalım.” diyerek şikayetçiyi aldattığı ve gayrımenkulün satışına ilişkin sözleşmeyi imzalattığı, ancak daire bedelini şikayetçiye ödemediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, şikayetçi …’ün satılığa çıkardığı dairesine alıcı olduğunu, fiyatta anlaşmalarından sonra dairenin tapusu çıkmadığı için kooperatifte hisse devri ile noter satışını gerçekleştirdiklerini, dairenin bedelini de şikayetçiye ödediğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, tanık …’ün de sanığın savunmalarını doğruladığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçu işlediğine dair inkara yönelik savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.