Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14966 E. 2014/6082 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14966
KARAR NO : 2014/6082
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan 11/12/2009 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 29/12/2009 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanlardan …’un, 2008 yılı Şubat ayında sanık …’un yetkilisi olduğu …Tarım isimli iş yerinden senet karşılığında sera malzemesi almak istediği, ancak sanık …’nın kefil istemesi üzerine, katılan …’nın kefil, …’un ise borçlu olarak imza attığı, meblağ kısmı boş olan senedi sanık …’ya verdikleri, katılan …’un vermiş olduğu senet karşılığında sanıktan 10.000 TL değerinde sera malzemesi satın aldığı, sonrasında katılanların sanık …’ya olan borçları karşılığında 12.500 TL’lik çeki verdikleri ve suça konu senedi geri istedikleri, sanık …’nın ise, her defasında mazeret ileri sürerek senedi geri vermediği, daha sonra senedi sanık …’a verdiği, sanık …’ın da, yeğeni olan diğer sanık … aracılığıyla bedel ve vade tarihleri sonradan doldurulan senedi Mersin 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1620 esas sayılı dosyasında 25.02.2009 tarihi itibariyle icraya koyduğu iddiasıyla bedelsiz senedi kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanık …’nın savunmalarında, söz konusu senedin daha önce katılanlar tarafından kendisine verilen senet olmadığını, kendisine verilen 10.000 TL bedelli senedi katılanların borçlarını 12.500 TL değerinde çekle ödemeleri üzerine geri verdiğini beyan ettiği,diğer sanık …’ın da, söz konusu senetle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, bu senedi diğer sanık …’e kendisinin vermediğini belirttiği, sanık …’in ise, katılanlardan …’ya 30.000 TL borç para verdiğini, karşılığında katılan …’un borçlu, …’nın ise kefil olarak imzaladığı 30.000 TL’lik senedi aldığını, borç ödenmeyince de icraya koyduğunu, katılanların parayı ödememek için bu şekilde isnatta bulunduklarını ifade ettiği, katılan …’un 16/03/2009 tarihli kolluk ifadesinde, söz konusu senedi sanık …’dan satın aldığı 10.000 TL değerindeki sera malzemeleri karşılığında verdiklerini, daha sonra borçlarını 12.500 TL’lik bir çekle ödemeleri üzerine bahse konu senedi geri aldığını, icraya konulan suça konu senedin nereden çıktığını bilmediğini beyan ettiği, daha sonra mahkeme huzurundaki ifadelerinde ise, kollukta verdiği ifade ile çelişecek şekilde, sanık …’ya verdiği senedi geri alamadığını, icraya konulan senedin sanık …’ya verdiği senet olduğunu ve miktar kısmının sonradan doldurulduğunu ifade ettiği, alacaklı …, borçlular … ve … olan Mersin 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1620 esas sayılı dosyasının incelemesinde, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla 30.000 TL asıl alacak için borçlulara ödeme emri gönderildiği, borçluların ödeme emrine itiraz etmedikleri ve bu nedenle takibin kesinleştiği, borçlulara ait bir takım taşınır mallara haciz konulduğu ve dosyanın satış aşamasında olduğu anlaşılmakla; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 tarih ve 1988/1-2 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatı zorunlu olup, katılanlar tarafından takibe konu miktarda borcun bulunmadığına dair yazılı belge sunulmamış olduğu da gözetilerek, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 01/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.