Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13758 E. 2014/2336 K. 11.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13758
KARAR NO : 2014/2336
KARAR TARİHİ : 11.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, karar tarihi nazara alındığında; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununa, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici madde 2 ile değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1 maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin 06.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle vaki anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır.Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının
gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin… Gross markete kiraladığı işyerinin arkasında kalan 210 metre karelik bahçelik alanı geçici olarak kullanmasına izin verdikleri sanığın, arsayı kiracının ihtiyacı nedeniyle boşaltması söylenmesi üzerine sanığın şikayetçinin kiracısı …’ ya giderek “hiç kimse oraya çivi çakamaz, 30 senedir bahçeye evladım gibi ben baktım, oraya gireni yakarım, bunu da git dükkan sahibine söyle” diyerek şikayetçiyi tehdit ettiği, olay günü sanığın şikayetçiyi telefonla arayıp “sen beni ezdin… bunun öcünü almazsam… 5 dakika sonra ilk uyarımı yapacağım, seni öldürmeden öncede bu arsanın tapusunu ağabeyimin üstüne yaptıracağım” diyerek tehdit ettiği, sonrasında ise sanığın, şikayetçinin işyerinin ön cephesindeki camları kırdığı, bu suretle tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.