Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14731 E. 2014/6107 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14731
KARAR NO : 2014/6107
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın katılana daha önceden kapıdan satış yaptığı tansiyon aletinin taksitlerini düzenli ödediği bahanesiyle, satış elemanı olarak çalıştığı iş yerinin sahibi olan sanık …’le katılanı tanıştırdığı, sanık …’in beyaz eşya satışıyla ilgili iş yerinin bulunduğunu, halen bir kampanyalarının bulunduğunu, 790 TL vergi ödediği takdirde bir adet çamaşır makinesi, bir adet televizyon ve bir adet halı yıkama makinesi alabileceğini söylediği, katılanın da kabul ettiği, katılana sözleşme ve 780 TL değerinde senet imzalattıktan sonra, hediye olduğunu söyledikleri bir adet su ısıtıcısı ve bir adet … marka elektrik süpürgesi verdikleri, katılanın bir süre beklemesine ve taksitlerinin bir kısmını ödemiş olmasına rağmen kendisine vaat edilen eşyaların teslim edilmemiş olması nedeniyle sanık …’e ait iş yerine gittiği, sanıkların geçmiş tarihli düzenlenmiş sözleşmeleri katılana verdikleri, sözleşmede sanık …’ın imzasının bulunduğu, sözleşmede bir adet … marka elektrik süpürgesinin 390 TL’ye satıldığının belirtildiği, oysa bunun gerçek değerinin 90 TL olduğu, diğer sözleşmede bir adet ketılın değerinin 390 TL olduğunun belirtildiği, gerçek değerinin 50 TL olduğu, sanıkların sadece vergisini ödeyerek çamaşır makinesi, televizyon ve halı yıkama makinesi vereceklerini söyleyerek katılandan 780 TL değerinde senet aldıkları ve vadettikleri eşya yerine katılanın istemediği hediye olarak verdiklerini söyledikleri 140 TL değerindeki su ısıtıcısı ve el süpürgesi verdikleri olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108-152 sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.