Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10074 E. 2014/4256 K. 06.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10074
KARAR NO : 2014/4256
KARAR TARİHİ : 06.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … ile …’ın … Şehirlerarası Otobüs Terminali önünde dolmuş beklemekte olan katılanı gideceği yere kadar götürmek için araçlarına aldıkları, araçta Euro bozdurmak istediklerini söyledikleri, katılanın da bankada parası olduğunu parasını çekip alabileceğini belirttiği, …Bankası şubesine birlikte giderek katılanın 2.000 TL para çektiği, sanığın değersiz olan Peru parasını Euro olduğunu söyleyerek katılana verdiği, bu suretle sanığın sübut bulan atılı suçtan dolayı cezalandırılmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilirken TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen para cezalarının hapse çevrileceğinin belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki ilgili kısma “ödenmeyen adli para cezasının 52/4. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin ihtarına” cümlesinin eklenmesi ve adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün” “100 gün” ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.