Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19838 E. 2014/4919 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19838
KARAR NO : 2014/4919
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, …Posta İşleme Merkezi Müdürlüğü’nde amir olarak görev yaptığı, babası …’un 01.10.1995 tarihinden itibaren 2022 sayılı Kanun’dan faydalanması nedeniyle sağlık hizmetlerinden “yeşil kart” ile yararlanması gerekirken, kuruma verdiği en son 06.01.2005, 16.01.2006 ve 02.02.2007 tarihli Tedavi Yardım Beyannameleri’nde babasını “tedavi yardımından yaralanacak olan aile fertleri” arasında göstererek katılan kurumun sağlık hizmetlerinden faydalandırdığı, bu şekilde kurumu 397,07 TL zarara uğrattığı, sanığın zararı kuruma ödediği, iddia edilen olayda; sanığın babasının, sanığın sağlık hizmetlerinden yararlanmasa bile 2022 sayılı yasa kapsamında sağlık güvencesinden yararlanabileceği, ayrıca suç tarihinden sonra sosyal güvenlik hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde birleştirilmesi neticesinde harcamaların ortak bir kaynaktan yapılması, sağlık sorunları nedeniyle yapılan gerçek bir tedavi ve harcamasının bulunması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının da söz konusu olmadığı, sanığın babasının herhangi bir sağlık güvencesi bulunmadığı ve 2022 sayılı Kanun kapsamında başvurusunun da olmadığı, 08.02.2007 tarihli … Sağlık Grup Başkanlığı’nın cevabi yazısında sanığın babasının yeşil kart kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ayrıca sanığın yazılı beyanının kurum yetkilileri tarafından incelenip denetlendikten sonra işleme konulması gerektiği, atılı suç yönünden sanığın kastının da tespit edilememesi nedeni ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.