Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/7023 E. 2014/16255 K. 17.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7023
KARAR NO : 2014/16255
KARAR TARİHİ : 17.07.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı temyizi açısından;
Davacı vekili temyiz yoluna başvurduktan sonra vekaletnamensindeki yetkisine dayanarak temyiz isteminden vazgeçmiş olduğundan temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davalı temyizi açısından;
Davacı, davalı işyerinde Eylül 2003-15/07/2013 tarihleri arasında kalıp demir ustası olarak çalışkığını, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi, ücretinin asgari ücret üzerinden gösterilmesi nedenleriyle iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 16/09/2005-24/07/2013 tarihleri arasında inşaat işçisi olarak çalıştığını, davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, inşaat işi oldukça çalıştığını, davacının 15/07/2013-17/07/2013 tarihleri arasında mazeretsiz işe gelmemesi nedeniyle çekilen ihtarnameye rağmen işe gelmemesi üzerine iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasanın 141’inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Mahakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda; mahkeme karar gerekçesinde iş akdinin hangi tarafça feshedildiği, feshin haklı olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporu özetlenerek bilirkişi raporuna itibar edildiğinin belirtildiği görülmektedir. Mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporunda da fesih konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekmekte olup gerekçesiz olarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerketirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harçlarının istekleri halinde taraflara iadesine, 17.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.