YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5968
KARAR NO : 2014/8667
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın TCK’nın 151/1, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince 2.000. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarih ve 2013/261 esas, 2013/643 karar sayı ile mahkumiyetine dair kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2013 gün ve 2013/367154 sayılı tebliğnamesiyle kanun yararına bozulması istemi üzerine, Dairemizin 27/01/2014 gün ve 2013/32176 esas, 2014/1132 karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup,
Yargıtay C. Başsavcılığınca 06/03/2014 tarih ve 2013/367154 sayılı itirazname ile, talebin reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle itiraz yoluna gidilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan Kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 27/01/2014 gün ve 2013/32176 esas, 2014/1132 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK’nın 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca kurulan hükümde 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının TCK’nın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine “sanığın yüzüne karşı kesin olarak” karar verilmiş olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih ve 2009/81-196 sayılı kararında açıklandığı üzere, cezanın güvenlik tedbiri ile birlikte hükmedilmesi halinde temyize tabi bulunduğu gibi, temyize tabi kararın taraflara tebliğ edilmeden ve temyiz hakkı verilmeden “kesin” denilmesinin kanun yoluna müracatta yanıltma oluşturduğu ve CMK’nın 34/2, 231/2 ve 236/6 maddelerine aykırı bulunduğu anlaşılmakla, taraflara meşruatlı davetiye tebliğ edilerek temyiz hakkı tanınmadan kesinleşmeyen hükmün, CMK’nın 309. maddesine göre kanun yararına bozma istemine konu olamayacağının anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309.maddesi gereğince REDDİNE, 05/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.