YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5114
KARAR NO : 2014/8651
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2013 tarihli ve 2012/1228 esas, 2013/449 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/01/2014 gün ve 2014-2257/6753 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2014 gün ve 2014/51211 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2007 tarihli ve 2006/10559 esas, 2007/4396 sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, adlî para cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine imkân sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında TCK’nın 151/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca kurulan hükümde 2.000 TL adli para cezası ve TCK’nın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine “katılanın yüzüne karşı kesin olarak” karar verilmiş olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/08/2008 tarih ve 174-191 sayılı ve 30/01/2007 tarih ve 2007/9-18 sayılı kararlarında açıklandığı üzere,cezanın güvenlik tedbiri ile birlikte hükmedilmesi halinde temyize tabi bulunduğu, gibi temyize tabi kararın taraflara tebliğ edilmeden ve temyiz hakkı verilmeden ‘kesin’ denilmesinin kanun yoluna müracatta yanıltma oluşturduğu ve CMK’nın 34/2. 231/2. ve 236/6. maddelerine aykırı bulunduğu anlaşılmakla,
taraflara meşruatlı davetiye tebliğ edilerek temyiz hakkı tanınmadan kesinleşmeyen hükmün CMK’nın 309. maddesine göre kanun yararına bozma istemine konu olamayacağının anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 05.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.