Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/19717 E. 2014/8728 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19717
KARAR NO : 2014/8728
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ :Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla

aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu,seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil,görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Olay günü Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından, boş arazi içerisinde 72 DN 747 plakalı aracın görülmesi ve durumundan şüphelenilmesi üzerine, söz konusu aracın yapılan sorgulamasında; Silivri İcra Müdürlüğünün, 2006/3453 esas numaralı dosyası kapsamında yakalamalı ve hacizli olduğunun belirlendiği, bu esnada aracın yanına suça sürüklenen çocuklar … ile kardeşi …’nun geldikleri, suça sürüklenen çocuk …’nun, görevli polis memurlarına hitaben ” bu arabayı kralınız gelse alamaz, bu sokağı onlara dar ederiz, buraya çekici gelmesin yoksa camını çerçevesini indiririz ” şeklinde sözler söylediği, elindeki demir sopayı, görevli polis memurlarına doğru savurmak suretiyle görevlerini yapmalarına engel olduğu, suça sürüklenen çocuk …’nun da elindeki sopayla polis memuru olan şikayetçi …’un sırt bölgesine vurmak suretiyle etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bir süre sonra olay yerine suça sürüklenen çocuk …’ın da geldiği, görevli polis memurları şikayetçilerin idari işlem yapmak üzere aracı bulunduğu yerden götürmek amacıyla çekici talep etmek istediklerinde ise; suça sürüklenen çocuk …’nun görevli polis memurlarına sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, olay tutanağında tespit edildiği gibi; suça sürüklenen çocukların yerden aldıkları taşları görevli polis

memurlarına fırlattarak muhtelif yerlerinden etkisinin bast tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, attıkları taşların resmi ekip araçlarına isabet ettiği, görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde söz konusu araçların muhtelif yerlerinden zarar gördüğü, bu şekilde suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı olan suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, suça sürüklenen çocukların savunmalarına, şikayetçilerin anlatımlarına, görgü tespit ve olay tutanağına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocukların, bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçlarını oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocukların birden fazla kamu görevlisine direnmesine rağmen haklarında verilen cezadan 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi gereğince artırım yapılmaması hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.