Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/8829 E. 2014/8749 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8829
KARAR NO : 2014/8749
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın olay günü kardeşi olan katılan ile arasında meydana gelen tartışma sırasında; katılanı tekme atmak suretiyle etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıktan sonra katılana ait olan ikametin camlarını da taş atmak suretiyle kırarak üzerine atılı olan mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının yaptığı temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Cumhuriyet savcısının, 11/10/2011 tarihinde verilen hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra, 19/11/2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, görgü tespit tutanağına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, kardeşi olan katılan ile arasında meydana gelen tartışma sırasında; katılanı, tekme atmak suretiyle etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralaması şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin kardeşe yönelik kasten yaralama suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ile katılanın ayrı konutlarda yaşayan kardeş olmaları sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 167/2. maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık sebebi gereğince tayin olunan cezadan ½ oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.