Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16592 E. 2014/8774 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16592
KARAR NO : 2014/8774
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Türkiye’nin birkaç yerinde aynı yöntemle suç işleyen sanıkların, önceden oluşmuş fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, sanıklardan …’ya ait olup yine bu sanık tarafından kullanılan … plakalı araçla şikâyetçinin yetkilisi olduğu DİMES fabrikasından alınan toplamda 1080 koli olan 1 litrelik meyve sularını İstanbul’a götürmek üzere suça konu kamyona yükledikten sonra varış mahalline teslim etmeyerek temyiz dışı …’e ait Turgutlu ilçesindeki depoya sakladıklarının iddia edildiği olayda;
Farklı yargı çevresinde başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanık …’ın istinabe suretiyle sorgusunun yapılmasından önce haklarının hatırlatılması üzerine savunmasını yargılandığı asıl mahkemede yapmak istediğine dair bir beyanda bulunmaması karşısında; savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilmeyeceği ve sanık …’nın suça konu malları bizzat teslim etmediği, bulunduğu yeri göstermesinin yürürlükten kaldırılan 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinde tanımlanan indirim sebebi olduğu, yeni TCK düzenlemesinde etkin pişmanlığın esas alındığı, oluşan yer göstermenin kısmi geri verme olarak kabul edilemeyeceği, bunun Yargıtay CGK’nın istikrarlı tanımlamalarıyla da açıklığa kavuştuğu anlaşılmakla, bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, her iki hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “180 gün”, “150 gün”, “6000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.