YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14990
KARAR NO : 2014/6130
KARAR TARİHİ : 02.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın bir tanıdığının ismini vererek onunla buluşan sanığın, katılana cep telefonu ve parasını kaybettiğini, mağdur olduğunu söyleyerek kendisini acındırdığı ve “tanıdığın telefoncu varsa bana bir telefon al Diyarbakır İline döndüğümde tekrar paranı öderim” demesi üzerine katılanın sanığa acıyıp sanığın borcunu ödeyeceği inancı ile teklifi kabul ettiği ve birlikte tanık …’in işyerine gittikleri ve burada sanığa cep telefonu aldıkları, bedelini de katılanın ödediği, sanığın ertesi gün yine aynı işyerine giderek dün aldığı cep telefonunu kaybettiğini aynısından bir tane daha vermelerini istediği, tanık …’in talimatı doğrultusunda işyerindeki görevlilerin sanıktan …’ü aramalarını istediği, sanığın da katılanı arıyormuş gibi yaparak “Tutku İletişimdeyim, buraya gelebilir misin” şeklinde konuşup işyerinden dışarı çıktığı ve katılanı aramadığı halde sanki onunla görüşmüş ve onun bilgisi varmış gibi “Abdurrahman ile görüştüm haberi var” diyerek yeni bir cep telefonu alarak parasını ödemeden ve …’ün ödeyeceğini belirtip hileli davranışlar sergileyerek işyerinden ayrıldığı ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın bu katılana karşı, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmek suretiyle zincirleme dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.