Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/769 E. 2014/1408 K. 29.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/769
KARAR NO : 2014/1408
KARAR TARİHİ : 29.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’in, kuyumculuk yapan katılan … ile ticari ilişki içinde olduğu, sanığın, katılandan 2006 yılı Şubat ayı içinde 2 kg, 2006 yılı Mayıs ayı içinde 2 kg, sevgililer günü ve anneler günü için 4 kg, toplam 8 kg işlenmiş altın ile 14 kg has altını emaneten alınmasına rağmen sonradan bu altınları iade etmediği gibi bedelini de katılana ödemediği, sanık …’in, diğer sanıkla işbirliği içine girdiği ve iade edilmeyen altınların Kevork’un işlettiği Kadıköy ilçesindeki kuyumcu dükkanında sattıkları iddia edilen olayda; katılan tarafından altınların muhafaza edilmek veya belirli şekilde kullanılmak üzere değil; süregelen ticari ilişki nedeniyle borç olarak verildiği, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkin hukuki nitelik arz ettiği ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına; “Karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir edilecek vekalet ücretinin hazineden alınarak, kendisini vekille temsil ettiren sanığa verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.