YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8059
KARAR NO : 2014/1417
KARAR TARİHİ : 29.01.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın avukat olduğu ve katılanın çocuğuna yanlış aşı yapılması sonucu sakat kalması nedeni ile Sağlık Bakanlığı aleyhine katılanın vekili olarak tazminat davası açtığı, dava sonucunda Mahkemece hükmedilen tazminat ve bunun faizlerinin tahsili için Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattığı, Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2005/2651 E. sayılı takip dosyasına Sağlık Bakanlığınca yatırılan tazminattan masraflar düştükten sonra 13.769 TL’yi katılana vekaleten tazminat dosyasından çektiği, ancak sanığın suç tarihi olan 14/07/2005 tarihinden, kamu davası açıldığı tarihe kadar yaklaşık 2 yıl boyunca söz konusu tazminata ilişkin parayı şikayetçiye ödemeyip mal edindiği, anlaşılmakla güveni kötüye kullanma suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “300 gün”, “250 gün”,”5000.00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”,”4 gün”,”80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi; suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.