YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4743
KARAR NO : 2014/6266
KARAR TARİHİ : 02.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın 2012 yılı içerisinde… İlçesine gelip kuyumculuk yapan katılanlara sahte bilezik satıp karşılığında aldığı paralar ile birlikte ortadan kaybolduğu, 16/11/2013 tarihinde yine sahte bilezik satmak üzere…’den …’a geldiğinde katılanlardan …’ın sanığı hatırlayarak takip ettiği ve katılan …’nin kuyumcu dükkanında yakalayıp kolluğa teslim ettiği iddia ve kabul olunan olayda,
1) Sanık hakkında katılan …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
a) Katılan …’in 2012 yılında sanığın kendisine karşı işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle karakola başvuru yaptığını, olayın delillerini de ibraz ettiğini beyan ettiği ancak anılan soruşturma evrakının dosya arasına alınmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında mükerrer yargılama yapılıp cezalandırılmasının önüne geçilmesi hususu da gözetilerek, katılanın suç ihbarı üzerine 2012 yılında yapılan soruşturmaya ilişkin evrak temin edilip dosya arasına alındıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın, katılan …’ye yönelik eylemi ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verileceğine ilişkin emredici düzenleme karşısında, iddianamede sanığın katılana yönelik eylem ile ilgili olarak herhangi bir anlatım, dolayısıyla açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.