YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16646
KARAR NO : 2014/9118
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…. Gıda isimli şirkette tır şöförü olarak çalışan katılanın, kullandığı aracın bakımını yaptırmak için götürdüğü servise aracını getiren sanık ile tanıştığı, bir süre sohbet ettikleri, sanığın katılana şöförlüğün zor iş olduğunu, dayısının havalimanında genel müdür olduğunu, kendisine yardımcı olabileceğini söyleyip katılandan telefon numarasını aldığı, birkaç gün sonra arayarak havalimanına şöför alınacağını söyleyerek sağlık kurulu raporu almak için 300 TL vermesini istediği, katılanın 300 TL vermesinin ardından bu kez işin tamam olduğunu, pasaport çıkarılması gerektiğini söyeyerek 2.300 TL daha vermesini istediği, katılanın 2.300 TL’yi de sanığa verdiği, 2 gün sonra işe başlayacağını söyleyen sanığa katılanın parayı verdikten
sonra bir daha ulaşamadığının anlaşıldığı olayda, sanığın eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda olmak üzere katılandan birden fazla kez menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.