YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19664
KARAR NO : 2014/9117
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan suça sürüklenen çocuğun, kalmakta olduğu odanın camını kırmaktan ibaret eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi kapsamında bulunduğu ceza infaz kurumunda düzenlenecek meslek edindirme kurslarına katılma ve devam etme seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilirken sürenin en az 2 yıl olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c hükmü uyarınca takdir edilen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde, mahkemece başka bir tedbire hükmedilmesi gerekirken, yasaya aykırı olarak aynı kanunun 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının tamamaen ya da kısmen infazına karar verileceği hususunun ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan müdafii ücretinin çocuktan alınmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve netice olarak “1,20 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline” ibaresi eklenmesi, yine hüküm fıkrasından “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak tebliğe rağmen otuz gün içinde belirtilen eğitim kurumuna devamına ilişkin seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemiş halinde 5237 sayılı TCK nun 50/6 maddesi gereğince hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ve bu kararın derhal infaz edileceği hususunun suça sürüklenen çocuğa ihtarına” kısmının çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.