YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7386
KARAR NO : 2013/22593
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 237 ada 37 parsel sayılı 587.036,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 237 ada 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 18/12/2012 tarihli rapor ve eki haritada (E) harfi ile işaretli 24657,15 m2 yüzölçümündeki bölümün eşit paylarla davacı … ve arkadaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava ve temyiz konusu 237 ada 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 18/12/2012 tarihli rapor ve eki haritada (E) harfi ile işaretli 24657,15 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı tarafın mirasbırakanı …’a ait olduğu, mirasbırakanın ölümü üzerine davacılar … ve arkadaşlarına kaldığı, tarım arazisi niteliğinde olup zilyetlikle edinme koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiştir. Ne var ki dosya içeriğinden çekişmeli 237 ada 37 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak birden fazla dava açıldığı, mahkemece açılan davaların… Kadastro Mahkemesi’nin iş bu 2007/63 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği ancak karar aşamasında her bir davanın tefrik edildiği, davacı … ve arkadaşları’nın açtığı davaya ise mahkemenin iş bu 2012/10 Esasında devam edildiği, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi ./.
2013/7386-2013/22593 S.2
uyarınca, Kadastro Hakimi taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü tapu sicilini oluşturmak; doğru, uygulanabilir, açık ve infazda tereddüt doğurmayacak nitelikte hüküm kurmakla yükümlüdür. Aynı taşınmaz hakkında birbirinden farklı hükümler kurulması halinde infazda şüphe ve tereddüt oluşacağı, amaçlanan tapu sicilinin tesis edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, Kadastro Mahkemelerinde, aynı kadastro parseli hakkında açılan davaların birlikte görülmesinde zorunluluk vardır. Hal böyle olunca mahkemece, aynı taşınmaza ilişkin bulunan davaların HUMK’nun 45 ve devamı maddeleri (HMK’nun 166 ve devamı maddeleri) gereğince birleştirilmesine karar vermek gerekirken, ayrı ayrı yargılamaya devam edilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.