YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20504
KARAR NO : 2014/5794
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar katılan vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmuyor ise de; katılan vekili tarafından süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulduğunun İstanbul 8.Asliye Ceza Mahkemesi taşra temyiz defteri içeriğinden anlaşılması karşısında, mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 06/05/2011 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, sahibi olduğu … ünvanlı 2. el otomobil ve motosiklet alım satımı üzerine faaliyet gösteren iş yerinin idaresini 2005 yılı içinde adı geçen iş yerinde ücretli olarak çalışan sanığa teslim ettiği, ancak sanığın araç alması için şirket tarafından kendisine verilen parayı araç almış gibi göstererek uhdesinde tuttuğunun iddia edildiği olayda, sanığın atılı suçu işlemediğini, katılan ile aralarındaki sorunun hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğunu savunduğu, bu savunmanın aksinin kanıtlanamadığı, katılanın suça tekabül eden dönem içinde işin başında bulunmadığı, işleri sanığın idaresine bıraktığı, sanığın iş yerinin faaliyetinin devamı için komşu dükkan sahiplerinden zaman zaman borç alıp akabinde bu borçları ödediği, katılan tarafın sanığın uhdesinde tuttuğunu belirttiği paranın sanık tarafından iş yeri ile ilgili bir takım ödemelere harcandığı, iş yerine ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle iş yerine giren ve çıkan paranın karşılaştırılarak sanığın uhdesinde katılana ait paranın kalıp kalmadığının tespitinin mümkün olmadığı, sanığın çalışma süresi boyunca alması gereken ücretin tamamını alıp almadığının kayıtların usulüne uygun tutulmaması nedeniyle tespitinin yapılamadığı, bu durumda sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.