YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8032
KARAR NO : 2014/1555
KARAR TARİHİ : 30.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kuyumculuk yapan ve elinde nakit parası olmakla … madencilik firması sahibi olduğu söylenen arkadaşı tanık … ile önceden tanıdığı ve kendisine güvendiği sanığın da bulunduğu ortamda “…iş makinası alıp çalıştırmayı düşünüyorum…” diyen katılana makinanın alımında aracı-yardımcı olabiliceğini söyleyen sanığın, şikayetçiden aldığı avans ile iş makinası aramaya başlaması nihayetinde İstanbul-Maltepe’de … Hafriyat isimli şirkette satılık makina olduğunu söyleyip katılanı oraya çağırması, iş makinasının görülmesi, alım-satım hususunda görüşülmesi sonrası … dönen şikayetçiden iş makinasının alımında kullanılmak üzere peşinat mahiyetinde 30.11.2006 tarihinde 45.000 TL paranın istenmesi, bu miktarın
Denizbank-Çine şubesinden Maltepe şubesine sanık adına şikayetçi tarafından havale edilmesini müteakip “…nakil aracı bulamadım o nedenle iş makinasını getiremiyorum…” sonradan da “…parayı kaptırdım, iş makinasını alamadım…” gibi sözlerle haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “365” beşinci paragrafında yer alan “365” ve “7.300” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”, “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.