Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/12983 E. 2013/22511 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12983
KARAR NO : 2013/22511
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 1 parsel sayılı 1014,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı … satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 135 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davacı … yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Ne var ki; dosya içeriğine göre dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve tutanak bilirkişilerinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı, özellikle bir kısım bilirkişi ve tanıklar tarafından dile getirilen davacı …/..

tarafın taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli zilyetlik mi yoksa asli zilyede bağlı olarak sürdürülen feri zilyetlik mi olduğu hususunda da yeterli araştırma yapılmamıştır. Özetle mahkemece zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yetersiz olduğu gibi taşınmaz üzerinde meyve ağacı ya da ağaçlarının bulunduğu bir kısım tanık ve yerel bilirkişiler tarafından belirtilmesine rağmen mahkemece taşınmaz üzerinde muhdesat niteliğinde meyve ağaçlarının bulunup bulunmadığı ve var ise kim tarafından meydana getirildiği dahi açıkça belirlenmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen ve ziraat elemanı, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, taşınmaz üzerinde davacı ve onun bayisi olan babası Bahattin’in zilyet olup olmadığı, zilyet olmuş ise bu zilyetliğin asli zilyetlik mi yoksa asli zilyede bağlı olarak sürdürülen feri nitelikte zilyetlik mi olduğu, ayrıca zilyetliğin başlangıç günü ve açık süresi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, uzman ziraat bilirkişiden ise taşınmazın niteliği ve taşınmaz üzerinde muhdesat niteliğinde meyve ağacı bulunup bulunmadığı, var ise bu ağaçların niteliği, adedi ve yaşları konularında gerekçeli rapor alınmalı, somut olayın özelliğine göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmü gereği kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinilebilmesi için iyi niyetin gerekmediği, bir başka anlatımla zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları arasında iyi niyetli olmanın bulunmadığı deliller değerlendirilirken dikkate alınmalı,

ayrıca dinlenilen bir kısım yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında taşınmaz üzerinde meyve ağaç ya da ağaçlarının bulunduğu belirtilmesine rağmen taşınmaz üzerinde muhdesat niteliğinde meyve ağacı bulunup bulunmadığı, var ise bunların sayısı ve yaşı belirlenmeli ve konumlarının fen bilirkişi raporuna işaretlettirilmesi sağlanmalı, akabinde taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının kim tarafından ne zaman meydana getirildiği belirlenerek bu ağaçların 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi hükmüne göre muhdesat niteliği ile beyanlar hanesinde gösterilmesinin gerekip gerekmediği hüküm yerinde tartışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.