Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/15690 E. 2013/21443 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15690
KARAR NO : 2013/21443
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.12.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı … San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili Av…. geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının temizlikçi olarak 01.05.1996-04.12.2010 tarihleri arasında çalıştığını, harçlık şeklinde ücretinin ödendiğini, birikmiş ücretlerini talep etmesi üzerine sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirketin 2000 yılında kurulduğunu, davacının 2000 yılı öncesi çalışmalarıyla ilgileri bulunmadığını, ücretlerinin düzenli ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ödenmeyen ücret alacakları konusunda Bölge Çalışma Müdürlüğüne yaptığı şikayet dilekçesi, soruşturma raporu ve tüm ekleri dosyaya getirtilip değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı çalışma saatleri konusunda tanık olarak kaynı ve annesini göstermiştir. İşyerinde çalışmayan yakın akrabalık bulunan tanıkların beyanlarına göre sonuca gidilmesi hatalıdır. Çalışma süresinin tespiti bakımından davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeli ve davacının haftada 6 gün 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır. Usulü kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak bu saatler üzerinden alacağın değerlendirilmesi gerekirken davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.