Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11494 E. 2014/4400 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11494
KARAR NO : 2014/4400
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik, banka kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet-Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık hakkında dolandırıcılık ve banka kartlarının kötüye kullanılması suçlarına ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müşteki ile birlikte çalışırken müştekinin çantasından nüfus cüzdanını ve bankamatik kartını alıp hesabından iki defa 1000’er TL para çektikten sonra … Bankası … Şubesinden de nüfus cüzdanını kullanarak sahte maaş bordrosu kullanarak 11.000 TL kredi aldığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, paraların çekildiği ATM’lere ilişkin kayıt bulunamadığı ve sanık savunmalarının aksine delil elde edilemediği anlaşıldığından banka kartının kötüye kullanılması suçunu işlediğinin sabit olmadığına dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın,… Bankası … Şubesinden müştekinin nüfus cüzdanını ve sahte maaş bordrosu kullanarak 11.000 TL kredi aldığı şeklindeki eyleminin sahte olarak oluşturduğu maaş bordosunu kullandığı anlaşıldığından resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrası gereğince “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği” hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği ve müştekinin bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararında belirlenemediği gözetilmeden sanık hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan hüküm kurulurken sanığın şikayetçinin zararını karşılamadığı ve şartları oluşmadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.