YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9005
KARAR NO : 2014/13276
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre
davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi’nin 06.05.2013 tarihli ilamı ile özetle davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetmiş, diğer talepler hakkında bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiklerini belirterek hüküm kurmamıştır.
Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay’ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay’ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir.
Somut olayda;
Davalının sair temyiz itirazlarının reddi nedeni ile dava konusu edilen yıllık izin ücreti, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti ile fazla mesai ücreti ve ücret alacakları hakkında verilen karar bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olup mahkemece bu alacaklar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde ise de, kabul edilen ve kesinleşen alacak miktarları ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerini de kapsayacak şekilde tespit hükmü kurulması infazda tereddütleri önlemek bakımından gerekli olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 2 numaralı bendininin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“2-a)izin ücreti olan 700,00 TL’sının, ilk dava açıldığı tarihteki istemin 24/09/2008 tarihinden, ıslah edilen kısmın ise ıslah tarihi olan 29/09/2010 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Çimsadan alınıp davacıya verilmesine,
b)Bilirkişinin belirlediği hafta tatili ücretinden, fazla çalışma ücretinden takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra genel tatil ücreti olan 259,95 TL, hafta tatili ücreti olan 1.628,93 TL, fazla çalışma ücreti olan 10.197,57 TL, 14 günlük ücret alacağı olan 80.47 TL’sının, ilk dava açıldığı tarihteki istemin 24/09/2008 tarihinden, ıslah edilen kısmın ise ıslah tarihi olan 29/09/2010 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı Çimsa’dan alınıp davacıya verilmesine,
c)Fazla istemin reddine” ilişkin mahkeme kararı bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden yeniden karar verilmesine yer olmadığına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.