YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17793
KARAR NO : 2014/10818
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Koyunlarını satmak amacıyla Niğde Hayvan pazarında bulunan katılanın yanına gelen ve katılana ait 4 adet koyunu satın alma hususunda pazarlık yaparak 730 TL fiyata anlaştıktan sonra söz konusu koyunları geldikleri araca yükleyen sanıkların, karşılığında 720 TL parayı katılana verdikleri, katılanın parayı saydığında 10 TL eksik verildiğini anlaması üzerine sanıklara bu durumu söylediği, sanık …’in katılana verdiği parayı geri alarak tekrar saymak istediği, bu sırada diğer sanığın da katılanı kolundan tutarak başka bir kamyonun yanına götürmek suretiyle oyaladığı, bir süre bu şekilde oyalanarak yanıltılan katılanın, geri döndüğünde sanık … ile kimliği tespit edilemediğinden soruşturma dosyası tefrik edilen diğer sanığın koyunlar ile birlikte olay yerini terk ettiklerini anladığı, bu şekilde sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sergiledikleri hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Sanıkların, katılana ait hayvanları sözde satın alma hususunda pazarlık yaptıktan sonra katılana bilerek eksik para verdikleri, katılanın parayı saydığında 10 TL eksik verildiğini anlaması üzerine sanıklara bu durumu söylediği, sanık …’in katılana verdiği parayı geri alarak tekrar saymak istediği sırada, diğer sanığın katılanı kolundan tutarak başka bir kamyonun yanına götürmek suretiyle oyaladığı, bu şekilde sanıklar tarafından sergilenen hileli hareketler neticesinde iradesi sakatlanan katılandan koyunlarının alınarak haksız menfaat temin edildiğinin anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturcağı dikkate alınarak tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümlerde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 90 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2. maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.