Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16393 E. 2014/6358 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16393
KARAR NO : 2014/6358
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 25.04.2011 tarihinde tebliğ edilen 12.04.2011 tarihli mahkumiyet hükümlerine yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 03.05.2011 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ile temyiz dışı sanık …’in, sevk ve idarelerinde bulundurdukları araçları ile seyir halinde oldukları esnada yol verme meselesi nedeniyle tartıştıkları, akabinde sanık …’ın telefonla akrabası olan diğer sanık …’yı olay yerine çağırdığı, sanık …’un da katılan ile temyiz dışı sanık …’ın bulunduğu yere gelip tartışmaya dahil olduğu, daha sonra sinirlenerek katılanın aracının ön camını yumruk vurmak suretiyle kırarak zarar verdiğinin iddia edildiği olayda,sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Katılanın 23.11.2010 tarihli oturumda sanığın zararını karşılamadığını belirtmesine rağmen aynı oturumda hazır bulunan sanığın bu hususta herhangi bir beyanda bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.