YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11968
KARAR NO : 2014/19181
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Belediye’de işçi iken 6111 sayılı Yasanın 166.maddesine dayanılarak … Emniyet Müdürlüğü’ne nakledildiğini, Emniyet Müdürlüğü’nde 13 nolu iş koluna tabi işçi olarak çalışmaktayken 11.01.2013 tarihinde iş aktinin feshedildiğini, davacının 01.02.2011-28.02.2013 yürürlük tarihli Tühis ile … İş Sendikası arasında imzalanan TİS’e tabi olmadığını, dava dışı Belediyede işçi olarak çalıştığı sırada genel hizmetler iş kolunda örgütlü ve işyerinde yetkili Genel İş Sendikasının üyesi olarak yürürlükte bulunan TİS’den yararlandığını, bu sözleşmenin 25.maddesinde 3 yıl-10 yıl arası sürmüş hizmet süresi halinde 45 hafta ihbar öneli belirlenmiş olduğunu, davacının da tutukluluk süresinin 45 haftayı doldurmadan son bularak işinin başına döndüğünü, yapılması gereken ücretsiz iznin kesilerek işe başlatılması gerekirken tabi olmadığı sözleşme hükümleri uygulanarak iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 6111 sayılı Kanunun 166. maddesi hükümleri gereğince 14.10.2011 tarihinde Seyhan Belediyesinden … İl Emniyet Müdürlüğü Bakım Onarım Şube Müdürlüğünde görevlendirildiğini, davacının görevi sırasında işlemiş olduğu adam öldürme şüphesinden dolayı 25.03.2012 tarihinde tutuklanmış olup İl Emniyet Müdürlüğünün 11.01.2013 tarihli onayı ile davacıya 15.Dönem İşletme TİS’nin 22/2 bendi ve 4857 Sayılı Kanunun 25/4 fıkrasına göre feshedildiğinin bildirildiğini, davacının Seyhan Belediyesinden Emniyet Müdürlüğüne geçişi ile birlikte maddi ve sosyal hakları dışındaki hakkında yapılacak tüm iş ve işlemlerin halen çalışmış olduğu işyerinde uygulanan TİS hükümlerine tabi olacağının açık olduğunu, davacının belediyede çalıştığı dönemdeki sözleşme hükümleri ile sosyal ve maddi hakları dışında hukuken bir bağı kalmadığı açık olup aksi halde farklı bir birimde ve farklı bir iş sözleşmesi ile iş ve işlemlerin yürütüldüğü bir birimde çalışmasına rağmen adı geçen hakkında bütün özlük hakları ile alakalı olarak diğer personelin aksine kendisi ile hiçbir bağı kalmayan eski birimindeki sözleşme hükümlerinin uygulanması halinde, açıkça hukuka aykırı bir durum ortaya çıkacağını, bu nedenle bahse konu işçi hakkında yapılan iş ve işlemlerin işçilerin maddi ve sosyal haklarını düzenleyen 4857 Sayılı Kanunun 25. maddesine istinaden çıkarılan işçinin çalişmakta olduğu 12 nolu metal iş kolunda imzalanan TİS’in 22.maddesi gereğince yapılan iş akti fesih işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller karşısında davalı işveren tarafından yapılan feshi, haklı ya da geçerli nedenle feshedilme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işveren tarafından zorlayıcı nedenlerle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (IV) numaralı bendinde, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması üzerine devamsızlığın aynı Yasanın 17 nci maddesinde sözü edilen bildirim süresini aşması durumunda, işverenin derhal fesih hakkının olduğu hükme bağlanmıştır. Gözaltı veya tutukluluk süresi bildirim önellerini aşmadıkça, iş sözleşmesi işverence derhal feshedilemez.
Bildirim önellerinin sözleşme hükmü ile arttırılmış olması halinde, değinilen maddenin uygulaması yönünden arttırılmış sürelerin dikkate alınması gerekir. Başka bir anlatımla işverenin derhal fesih hakkı ancak, tutukluluk süresinin arttırılmış ihbar önellerini aşması halinde ortaya çıkar.
4857 sayılı Yasanın 40 ıncı maddesinde, işçinin 25/IV maddesi kapsamında çalışamadığı süre için ücret ödenmesine dair bir kurala yer verilmemiştir. Bu itibarla işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması sebebiyle çalışamadığı süre için ücret talep hakkı yoktur. Ancak, işçinin gözaltına kaldığı veya tutuklu olduğu sürenin ihbar önelini aşması halinde, sözleşmeyi Yasanın değinilen 25/IV maddesi uyarınca fesheden işverenin, bildirim şartına uyma ve ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamakla birlikte, kıdem tazminatı ödemesi gerekir.
Somut olayda, davacının 6111 sayılı Yasanın 166.maddesine istinaden davalı işveren bünyesinde çalıştığı açıktır.
Davacının devir öncesi çalıştığı dava dışı Seyhan Belediyesinde çalıştığı dönemde Genel İş Sendikası ile akdedilen TİS’in 24.maddesinde ihbar önelleri düzenlenmiş olup buna göre kıdemi 3-10 yıl arası olan işçiler yönünden 45 hafta ihbar öneli olacağı belirtilmiştir.
Aynı TİS’in 25.maddesinde ise tutukluluk, gözetim altına alınma, mahkumiyet halinde ve tekrar işe alma başlıklı madde içeriğinden işçinin bir suçtan tutuklandığı takdirde bu sözlemede belirtilen ihbar önelleri kadar ücretsiz izinli sayılacağı da düzenlenmiştir.
Davacı işçi, adam öldürme suçunu işlediğinden bahisle 25.03.2012 tarihinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunduğu gerekçesiyle tutuklandığı, … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/261 E sayılı dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiği, 09.01.2013 tarihinde ise tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının tutuklu kaldığı süre yaklaşık 38 haftadır. Davacının, 6111 sayılı Yasanın 116.maddesi uyarınca tabi olduğu dava dışı Belediye’nin taraf olduğu TİS hükümleri uyarınca 45 haftalık ihbar öneli altında tutuklu kalmıştır.
Dolayısıyla davacının 38 hafta tutuklu kalması davalı işverene haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkı vermemekte ise de; tutuklu kalınan sürenin uzunluğu karşısında artık iş sözleşmesinin devamının beklenmesi mümkün değildir.
Davacının 5237 sayılı Yasanın 25/4 ve 17.maddesindeki düzenlemeler ile bu maddelerdeki ihbar önelinin çok çok üzerinde bir süre tutuklu kaldığı ancak tutuklu kaldığı sürenin tabi olduğu TİS hükümleri uyarınca 45 haftadan az olması karşısında yapılan fesih işlemi geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir.
Bu nedenle mahkemece, sadece tutuklu kaldığı sürenin TİS’deki düzenlemenin altında kaldığından bahisle işe iadesine karar verilmesi hatalıdır.
Somut olayda iş sözleşmesinin devamının davalı işverenden artık beklenemeyeceğinden, yapılan fesih işlemi haklı nedene dayanmasa da geçerli nedenle yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25,20 TL harçtan 24.30 TL peşin harçın mahsubu ile bakiye 0,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 66,00 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.