YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19743
KARAR NO : 2014/9226
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar,örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanıklardan …’un belinin ağrıması nedeni ile oğlu olan diğer sanık ve eşi ile birlikte Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne saat 05.50 sıralarında müracaat ederek, beyin cerrahı tarafından muayene edilmek istediği, acil servis asistanı olarak çalışan katılan Dr. …’in o an itibariyle ağrısını dindireceklerini, daha sonra beyin cerrahına görünebileceğini söylemesine sinirlenerek “doktor olmuşsun ancak adam olamamışsın” diyerek tahkir edici ifadeler kullandığı, oğlu olan diğer sanık …’un da “has…tir, şerefsiz” dediği, ardından katılana yumruk ile vurarak alınan adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün zarar görmesine neden olduğunun iddia edildiği somut olayda;
1- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılanın omzuna yumruk vurduğuna yönelik kısmı ikrarı ile katılanın yüzünden yaralandığı ve kolluk görevlilerince düzenlenen olay tespit tutanağına göre, katılanın gözlüğünün zarar gördüğünün anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçunun olştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından, sanık … hakkında ise hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
a) Sanık…hakkında hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin olarak; sanığın katılana hakaret etmediğine yönelik savunması ve tanık …’ün de sanığın hakaret ettiğini hatırlamadığını söylemesi karşısında, katılanın iddiaları dışında sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sabıkasız olan ve 21.04.2011 tarihli duruşmada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiğini beyan eden sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanığın zararı gidermediği hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediği ve diğer tedbirlerin uygulandığı şeklindeki yasal ve dosya içeriği ile
uyumlu olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanık …’un hakaret suçuna ilişkin olarak; sanık …’un katılana hakaret ettiğine dair, katılanın anlatımı ve tanık …’ün beyanı karşısında hakaret suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sabıkasız olan ve 21.04.2011 tarihli duruşmada haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiklerini beyan eden sanıklar hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların zararı gidermediği, haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmedikleri ve diğer tedbirlerin uygulandığı şeklindeki yasal ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) Sanık …’un kasten yaralama suçuna ilişkin olarak; sanığın, katılana vurduğu yumruk neticesinde gözlüğünün de zarar gördüğü şeklinde gerçekleştiği sabit görülen eyleminin mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile farklı iki suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden kasten yaralama suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.