Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17764 E. 2014/10843 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17764
KARAR NO : 2014/10843
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, daha önceden tanıdığı sanığa evlenmek istediğini söylediği, daha sonra sanığın, katılanı arayarak evlenecek kadın bulduğunu belirterek onu Gaziantep’e çağırdığı, katılan ile sanığın burada buluştukları, bir müddet sonra yanlarına temyiz dışı …’la birlikte … isimli kişinin geldiği, katılan ile … evlilik konusunda anlaştıkları ve …’ın, evlenme karşılığında katılandan, sanığın borcu olan 2.500 TL’yi ödemesini, ayrıca kendisine ziynet eşyaları almasını istediği, katılanın da bunu kabul ettiği, ertesi gün katılan, …, sanık ve temyiz dışı … Pazarcık ilçe merkezinde buluştukları, katılanın …’a ziynet eşyaları aldığı ve sanığa 2.500 TL karşılığı 1.500 Euro’yu verdiği, iki gün sonra katılanın evine …’ın kardeşi olduğunu beyan eden temyiz dışı … Kutlu’nun geldiği,

Katılandan eşinin ameliyat olacağını söyleyerek 1.000 TL para aldığı, ayrıca eşinin ameliyat olması nedeniyle kendilerini ziyarete gelmelerini istediği, bunun üzerine … ile katılanın Gaziantep Devlet Hastanesi’ne giderek hastane önünde …’le buluştukları, …’in …’a bir kart vererek ve “sen ziyarete git” diyerek …’ı gönderdiği, bir müddet sonra …’in de katılanın yanından ayrıldığı, böylece sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte katılana yönelik olarak hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.