YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10930
KARAR NO : 2014/10862
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik (değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik)
HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, 05/11/2007 tarihinde vefat eden babası adına kayıtlı arazilerle ilgili olarak babası adına sahte imza atarak düzenlediği 17/08/2008 ve 24/06/2009 tarihli sahte muvafakatnameler ile İlçe
Tarım Müdürlüğü’ne müracaatı üzerine 03/02/2009 tarihinde 354,24 TL hububat, 25.02.2009 tarihinde 175.00 TL mazot ve kimyevi gübre desteklemesi aldığı, 2009 yılı başvurusu sırasında durumun ortaya çıkması nedeniyle sanığa herhangi bir ödeme yapılmadığı, böylece sanığın iki kez nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı o yer Cumhuriyet savcısının yaptığı itirazı üzerine, ilgili Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verilen ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın, tapu maliki iken ölen kişinin oğlu olduğu, babasının ölümünden önce ve sonra diğer kardeşlerinin de rızası dahilinde, söz konusu tarlaları ekerek doğrudan gelir ve destekleme primi başvurusunda bulunduğu, her ne kadar sahte belgelerle yapılan bir başvuru bulunsa da, sanığın gerçekte bir ekim yapmış olması, sanıktan başka bir kişinin başvurusunun bulunmaması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının olmaması ve sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair delil elde edilememesi karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.