YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11678
KARAR NO : 2017/1405
KARAR TARİHİ : 21.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 18/06/2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları esnasında kendilerine ait olan … köyü … mevkinde 8.000 m², … mevkiinde 16.000 m²’lik taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini, ayrıca … mevkiindeki 50.000 m²’lik taşınmazlarının ise tapulama harici bırakıldığını, bu taşınmazların kendilerine ait olduğunu gösterir 1936 yılına ait vergilendirme kayıtlarının olduğunu ileri sürerek, tapulama harici bırakılan taşınmaz ile ve davalılar adına tescil edilen kayıtların iptal edilerek adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, 10/12/2014 tarihli duruşmasındaki beyanında ise dava konusu taşınmazların babasından kendisi ile beraber kardeşlerine kaldığını ve bu yerlerde kardeşlerinin de hakkı olduğunu ve kardeşleri ile aralarında herhangi bir paylaşım yapmadıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece davanın muristen intikal eden ve eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil davası olduğu, davacının babasının öldüğü tarih itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu, TMK’nın 701 ve 702. maddelerine göre elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarla ilgili olarak bir veya birkaç mirasçının üçüncü kişilere karşı tek başına dava açma sıfat ve hukuki ehliyetlerinin bulunmadığı, TMK’nun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliğinin arandığı, tüm mirasçıların birlikte dava açmalarının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı çekişmeli taşınmazların miras bırakan Hüseyin Baturdan intikal ettiğini öne sürerek taşınmazın kendisi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Elbirliği mülkiyetinde ortakların payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunmaktadır. TMK’nın 640 ve 702. maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği aranmakta yani tüm mirasçıların katılımıyla tasarrufi işlemler yapılabilmektedir. Dava da tasarrufi bir işlemdir. İştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda mirasçılardan birisi tek başına taşınmazın adına tescili için dava açamayacağı gibi bu şekilde açılan davalara diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması suretiyle devam edilmesi de mümkün olmadığından aktif dava ehliyeti sağlanmayan davada yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/02/2017 günü oybirliği ile karar verildi.