Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9294 E. 2014/2821 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9294
KARAR NO : 2014/2821
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’in aracını satmak için gazeteye ilan veren şikâyetçiyi arayarak kendisini… otomotivin sahibi olarak tanıttığı, pazarlık yaptıktan sonra aracı görmek istediğini belirttiği, bu nedenle şikâyetçinin, sanığın söylemiş olduğu adrese gittiğinde, … otomotiv çalışanı olarak tanıtan sanık …’nın şikayetçiyi karşıladığı, sanık … ile şikâyetçi arasında satış protokolü imzalandıktan sonra,…’in parayı yatırmak üzere şikayetçiden hesap numarasını isteyerek güven telkin ettiği, şikayetçinin sanığa aracın satış ve ruhsat işlemlerinin yapılması için vekaletname verdiği, daha sonra sanık …’in şikâyetçiyi ikna edip, aracın kendisine fiilen teslimini sağlamak için araca müşteri bulduğunu ve satacağını, müşteriye aracı göstermesini istediği, sanık …’nın müşteri olarak gösterdiği kişiyle servise gideceklerini belirterek uzaklaştıktan bir süre sonra, …’in de telefonunun çekmediğini söyleyerek şikayetçinin yanından uzaklaştığı, geri dönmemelerinden şüphelenen şikâyetçinin telefonla sanık …’yı araması üzerine aracın kaza yaptığını söyleyerek şikayetçiyi oyaladıkları, bu sırada da aracı …’e sattıkları anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.