Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/474 E. 2013/19048 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/474
KARAR NO : 2013/19048
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 7 parsel sayılı 2133,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adına, 114 ada 23 parsel sayılı 5710,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 114 ada 63 parsel sayılı 1464,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan sözedilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 114 ada 7, 23 ve 63 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki; dosya içeriğine göre yerel bilirkişi beyanları ve tanık sözleri soyut nitelikte, gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi birbiriyle de çelişkilidir. Öte yandan

zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Böylesine yetersiz, araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davada yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, önceki keşifte dinlenilmiş yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, uzman fen bilirkişi ve 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ve bir fotoğrafçı bilirkişi ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmaz ile dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu 114 ada ve 115 adadaki taşınmazlar bütününün öncesinin ne olduğu, kim ve kimler tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz, bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, berabere alınan fotoğrafçı bilirkişiye taşınmazın keşif günündeki, fiziksel yapısını varsa komşu taşımazlarla arasındaki farkı gösterecek biçimde fotoğrafları çektirilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişilerinden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu taşınmazların hangi köy sınırları içinde kaldığı değil, kim

veya kimler yararına edinme koşullarının oluştuğu hususu olduğu gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı …’a iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.