Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/15362 E. 2013/21808 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15362
KARAR NO : 2013/21808
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait işyerinde yabancı sigortalar ve özel sigortalar aile kurumsal pazarlama yetkilisi olarak 17/06/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 03/06/2010 tarihinde sebepsiz yere işten çıkarıldığını, tüm çalışma süresi boyunca haftada 6 gün günde 11.5 saat çalıştığını, ayrıca gece nöbetleri yaptığını, genel tatil günlerinde çalışmasının devam ettiğini, işçilik hak ve alacaklarının 09/06/2010 tairhli ihtarname ile talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bildirilen çalışma şeklinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çalışma süresi boyunca hak ettiği yıllık izinlerinin kullandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanamadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 17/07/2008 tanzim tarihli ve 17/07/2008-17/07/2009 dönemi için akdedilmiş belirli süreli iş sözleşmesinin (6-a)

maddesinde hükmü ile (4-a) maddesinde hükmünün düzenlendiği ve bu şekilde fazla çalışma ücretlerinin ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmış olmakla yukarıda açıklanan ilke kararı gereğince davacının fazla çalışma ücreti hesabında yıllık 270 saatle sınırlı olarak iş sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi, varsa 270 saatin üzerinde kalan çalışmalarının hesaplanması gerekirken söz konusu iş sözleşmesi hükmü dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla sonuca varılması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.