YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15389
KARAR NO : 2014/7187
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; … Ticaret Limitet Şirketinin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın, şirketi adına Derince Devlet Hastanesi Baştabipliğince hastahanenin ihtiyacı olan özel kalorifer yakıt alımı için yapılan ihaleyi kazanarak ihale sözleşmesini imzaladığı ve sözleşme kapsamında Hereke Semt Polikliniğine 4.400 Kg kalorifer yakıtı boşalttığı, ancak boşaltım işlemlerini denetlemeyle görevli tanık …’yu oyalıyarak aracın boş tartım işlemlerine nezaret etmesini engelleyip, bir süre sonra 6.200 kg yakıt boşalttığına dair kantar fişini tanık …’e vermek istediği, tanık …’in tekrar tartım yapılmasını kendisinin görmediği tartımı kabul etmeyeceğini söylemesi üzerine sanığın kantar fişini yırtıp attığı, tanık …’in durumu hastane idaresine bildirmesi üzerine yeniden yapılan tespitte, sanık gerçekte 4.400 Kg yakıt verdiği 6200 Kg’lık düzmece kantar fişi temin edip bu miktarda yakıt verdiğini ileri sürerek 1800 Kg yakıt bedelini haksız olarak almak istediği anlaşılan somut olayda, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekerrüre esas alınan Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2000/74 Esas, 2000/324 karar sayılı mahkumiyet ilamının infaz tarihinin 24.01.2004, temyiz incelemesine konu suç tarihinin ise 30.01.2007 olması karşısında, infazdan itibaren 3 yıllık süre geçtiğinden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden tekerrür uygulaması ile ilgili kısımların tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.