Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20137 E. 2014/4822 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20137
KARAR NO : 2014/4822
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2008/1 esas numaralı dosyası kapsamında iflasın ertelenmesine ilişkin yürütülen yargılama sürecinde; 08.01.2008 tarihinde; “anılan şirketin borç altına girmesi sonucunu doğuracak nitelikte çek keşide etme veya senet düzenlemesinin ikinci bir emre kadar tedbiren önlenmesine” dair verilen karara rağmen; anılan şirketin yetkilisi olan sanığın, yargılama konusu … Şubesi hesabına ait, 15.02.2008 keşide tarihli ve 1590 TL bedel içeren çeki şirket adına düzenleyerek katılana verdiği, söz konusu çekin katılan tarafından tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmesi sonucunda karşılıksız kaldığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, katılan ile arasında gerçekleşen bir ticari alışverişe istinaden söz konusu çeki Ticaret Mahkemesi’nce 08.01.2008 tarihinde verilen tedbir kararından önceki bir tarihte; fakat ileri tarihli düzenleyerek katılana verildiği, katılanın ifadelerinde de bu hususun doğrulandığı, sanığın dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine ilişkin somut ve kesin bir delil elde edilemediği, ve kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı; ve hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağına ilişkin temel ilkeler dikkate alındığında; uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğuna, sanığın suç kastının bulunmadığına ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.