Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/15856 E. 2014/11393 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15856
KARAR NO : 2014/11393
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 27/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
3096 Sayılı Yasanın 3’üncü ve geçici 2.maddeleri uyarınca T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile … Elektrik T.A.Ş. Arasında 09.03.1998 tarihinde … İli tamamı ve … ili … ilçesine bağlı …, …, … köylerinin sınırladığı görev bölgesi içindeki alanda görev verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesinin imzalandığı sözleşme hükümlerinin … T.A.Ş. tarafından defalarca ihlal edilmesi üzerine, görevlendirme sözleşmesinin feshi ile el koyma hükümleri çerçevesinde Bakanlığın 11.06.2003 tarihli 6417 sayılı yazıları ile … Elektrik T.A.Ş’nin yürüttüğü hizmetlere el konulduğunu ve 13.06.2003 tarihinden itibaren bu hizmetlerin ilgili kurumlar tarafından devam ettirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının ilk kez 23.10.1998 tarihinde dava dışı … Elektrik T.A.Ş.’ye ait işyerinde, söz konusu Şirketin taşeronlarında çalıştığı, davacının aynı işyerinde ve işindeki çalışmasını aralıksız olarak sürdüğü; davalı idarece 12.06.2003 tarihinde işyerine el konulması sırasında davacının aynı işinde ve işyerinde çalışmakta olduğu; işyerine el konulması sonrasında davacının önceki işvereni veya taşeronları tarafından herhangi bir “çıkış” bildiriminde bulunulmadığı, davalı idare tarafından 23.06.2003 tarihi itibariyle sigortalı işe giriş bildirgesi verildiği; dava tarihi itibariyle de davacının işyerindeki çalışmasını sürdürdüğü tespit edilmiştir.
Davalı işverenin, önceki işveren … T.A.Ş. İle hukuki bağını koparan işçileri işe alacağını belirterek, davacı ve arkadaşlarını istifaya zorladığı; önceden matbu olarak hazırlanmış istifa ihtarnamesini keşide eden işçilerden “hiçbir firmayla işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığına ve makul ve görevde çalışmak istediğine dair” yine matbu olarak hazırlanmış dilekçe alındıktan sonra 23.06.2003 tarihinden itibaren geçici işçi pozisyonunda 31.12.2003 tarihine kadar belirli süreli iş sözleşmesi imzalattığı; ayrıca, işçilerin 01.06.2003 tarihinden iş sözleşmesi imzalatıldığı 23.06.2003 tarihine kadar olan dönemde çalışarak veya işverenin emir ve talimatını bekledikleri anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Yasanın 6.maddesinin 1.fıkrasında açıkça belirtildiği gibi, bir hukuki işleme dayalı olarak işyeri ya da işyerlerinin başka birine devri söz konusu olduğunda, bütün hak ve borçları birlikte devralana geçeceği hüküm altına alınmış ve ikinci fıkrasında ise devralan işverenin işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlü olacağı hususu açıkça belirtilmiştir.
İşyerinin devri, bir hukuki işleme dayalı olarak gerçekleşmiştir. Devir işlemi, imtiyaz sözleşmesinin feshi ile sağlanmıştır. Yani, hukuki işlem imtiyaz sözleşmesinin feshidir. Dolayısıyla sözlü olarak dile getirilen ‘bu bir devir işlemi değildir’ şeklindeki yaklaşım, yasa mantığı ile çelişir niteliktedir. Bu yüzden yapılan işlem devir niteliğindedir.
Davacının önceki dönem çalışması ile sonraki çalışma dönemi arasındaki bağlantı hukuken devam ettiğinden önceki hizmet TİS’ne göre ücreti belirlenirken dikkate alınması gerektiği ve davacının temyiz itirazının kabul edilerek mahkeme kararının bu nedenle bozulması görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.