Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21604 E. 2014/13158 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21604
KARAR NO : 2014/13158
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Türkiye…Kulübü’nün ganyan bayiliğini yapan sanığın, kulüple arasındaki bayilik sözleşmesi hükümleri uyarınca gördüğü hizmetin karşılığı olarak elde ettiği paralardan teminatın mahsubundan sonra kalan 1651,58 TL’yi kulübün hesabına en geç 09.03.2009 tarihinde yatırması gerekirken yatırmayarak yedinde bulundurduğu, noter ihtarnamesine rağmen de bu parayı ödemediği anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/4-71 E, 2010/76 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere;
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine zikredilen maddenin 3. fıkrasında, denetim süresinin bir yıldan az, üç yıldan fazla olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden hareketle, somut olayda denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 10 ay olan sonuç hapis cezası süresi kadar tayin edilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı kanun maddesinin 1. bendinde gösterilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün ve “500 TL” terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ile denetim süresinin belirlendiği bölümdeki “…mahkûm olduğu ceza süresince” ifadesinin çıkarılarak, yerine “1 yıl” denilmesi ve TCK’nın 53. maddesinin uygulandığı kısmın tamamen çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.