Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15397 E. 2014/7201 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15397
KARAR NO : 2014/7201
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; … Özel İdare Müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görevli olan sanığın, herhangi bir görevlendirme yapılmaksızın ve yetkili olmadığı halde Özel İdare müdür vekili ünvanını kullanarak, kendi isim ve imzası ile 02/10/2006 tarihinde … Ziraat Bankası Şubesine hitaben 3.000 TL’nin kendisine ödenmesi şeklinde sahte resmi belge düzenleyerek bankaya verdiği ve kurum hesabından 3.000 TL çektiği, aynı yöntemle sahte gönderme emirleri düzenlediği ve bu gönderme emirleri ile 25/12/2007 tarihinde 3.230 TL, 18/01/2008 tarihinde 5.000 TL, 26/02/2008 tarihinde 5.000 TL, 04/03/2008 tarihinde 300 TL olmak üzere toplam 16.530 TL parayı Ilgaz Özel İdare Müdürlüğünün Ziraat Bankası … şubesinde bulunan hesabından çekerek mal edindiği olayda, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.