Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15480 E. 2014/7205 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15480
KARAR NO : 2014/7205
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanığın bakıma muhtaç annesi … için bakım ücreti talebi ile 25 Nisan 2008 tarihinde Samsun İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne başvurduğu, yapılan inceleme sonucunda annesi …’un bakıma muhtaç özürlü kapsamında olduğu tespit edilerek sanığın bakım ücretinden yararlandırılması …’nün 01.09.2008 tarih ve 320-10735 sayılı oluru ile uygun görülerek 01.09.2008 tarihinden başlamak üzere her ayı takip eden ay içerisinde bakım ücretinden yararlandırılması yönünde onay çıktığı, adı geçen müdürlüğün “olur” tarihinden önce sanığın annesi…’un 26.08.2008 tarihinde vefat etmesine rağmen sanığın 25.09.2008 tarihinde …’nün 01.09.2008 tarihli yazısını elden tebliğ aldığı ve aynı tarihli bakım planını imzalayarak adı geçen müdürlüğe sunduğu, bunun üzerine Ziraat Bankasına açmış olduğu hesaba Samsun İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünce Eylül, Ekim ve Aralık aylarında toplam 1.830.52 TL.nin yatırıldığı, sanık tarafından bu paranın bir kısmının ayrı ayrı tarihlerde kartla atm cihazından çekildiği ve bir kısmının da yine ayrı ayrı tarihlerde kartını pos cihazından geçirmek suretiyle alışverişlerde kullandığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer suçtan alde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK’nın 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında, sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınmak suretiyle eksik ceza ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 158/1-e ve 62/1. maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 3050.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadesinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 158/1-e maddesi gereğince 183 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,aynı yasanın 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 153 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,aynı yasanın aynı yasanın 52/2.maddesi gereğince verilen 153 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 3060.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.