YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12833
KARAR NO : 2014/14141
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1163 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekille temsil eden sanık lehine maktu avukatlık ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülerek, hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık …’ın, … Tic. Turizm A.Ş.’nin ortaklarından olduğu, 19.12.2003 ila 04.03.2009 tarihleri arasında Belediye’den alınan 19.09.1997 tarih ve 97/49 sayılı ruhsat ve eklerine göre ruhsatlı olarak yapılan otel binasının kuzey ve batı cephesine bodrum ve zeminden oluşan ruhsatsız ilave yapmak suretiyle üzerine atılı bulunan imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia edilen olayda, mahkeme tarafından yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda suça konu yerde ruhsatsız biçimde ilave yapı yapıldığı ve bu şekilde imar kirliliğine neden olunduğunun belirtildiği, bu nedenle gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için, belediye görevlilerince tanzim edilen 27.11.2000 ve 04.03.2009 tarihli raporların benzer nitelikte olması ve mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda 27.11.2000 tarihli ilk tespit tutanağında belirtilenin dışında yeni bir yapı yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmaması karşısında, sanığın ruhsatsız inşaatın yapımına devam edip etmediğinin suça konu inşaatın imar kirliliğine neden olma eyleminin suç olarak kabul edildiği 12.10.2004 tarihinden sonra yapılıp yapılmadığının saptanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Sabıkasız olan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, şikayetçi ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmadığı ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmayacağı gözetilmeden, “Sanığın imara aykırı olarak yaptığı yapıyı yıkmayıp eski haline getirmediği ve bu nedenle kamunun uğradığı zararı gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.