Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2669 E. 2014/14497 K. 11.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2669
KARAR NO : 2014/14497
KARAR TARİHİ : 11.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, suç tarihinde katılanın ikamet ettiği köye pazarlamacı olarak geldiği, akabinde katılana tombala çektirerek fırın çıktığını, ancak fırını alabilmesi için kendisinden eşya alması gerektiğini söyleyerek katılana bir adet süpürge ve televizyon sattığı, bunun karşılığında katılana 450 TL’lik senet imzalattırıp fırın ile elektrik süpürgesini verdiği, televizyonu ise İstanbul’a gittiğinde göndereceğini belirttiği, ancak göndermediği, daha sonra katılana telefon açarak taksitleri göndermesini aksi halde kendisini icraya vereceğini söylediği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın katılana kendisinin mal satmadığını beyan etmesi ve kendilerinin üretici firma olduklarını ve kapıdan satış yapmadıklarını savunması karşısında ve tüm dosya kapsamıyla oluşan ilişkinin ticari ilişki mahiyetinde olduğu, eylemde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.