YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15479
KARAR NO : 2014/7229
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması, nedeniyle, sanıklar haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin döviz bürosunda 100 Dolar bozdurarak çıktığı esnada sanık …’un 14.000 dolar döviz bozdurdum dediği ve birlikte yürümeye başladıkları esnada yerde mendile sarılmış tomar halinde para gördükleri, sanık …’un mendile sarılı parayı alarak gösterip gel tenha bir yere gidelim, bu parayı paylaşalım dediği ve tenha bir yere gittikleri bu sırada yanlarına sanığın geldiği ve ben şimdi dözviz bürosundan 14.000 Dolar para bozdurdum, ben tefeciyim bu parayı gördünüzmü dediği,
sanık …’un biz para bulmadık, bizim üzerimizde o kadar para vardır ama biz haram yemeyiz dediği, ve tekrar müştekiye parayı bölüşelim demesi üzerine müştekinin şüphelendiği ve siz aranızda paylaşın diyerek sanıkların yanından ayrılıp polis merkezine müracaatta bulunduğu, bilahare her iki sanığın birlikte yakalandıkları, yapılan üst aramalarında 3 adet ayrı ayrı tomar halinde katlanmış gazete kağıdı ve içerisinde 100.00 TL para gözüken ve paraya sarılı bulunan tomar halinde gazete kağıtları çıktığı, anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.