YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15375
KARAR NO : 2014/7354
KARAR TARİHİ : 16.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, suç tarihinde katılanın bulunduğu apartmana girerek katılandan yöneticiyi sorup, yöneticinin eşi olan katılana asansör bakım şirketinden geldiğini, asansörün aşağı seviyeye düştüğünü, parça değişimi gerektiğini belirtip, “Parça parası 230 TL, yağ parası 30 TL olmak üzere 260 TL vermeniz gerekiyor” dediği, katılanın daha önce gelen asansör bakımcısının nerde olduğunu sorması üzerine, başka binalara gittiğini, kendisini buraya gönderdiğini söylediği, katılanın 260 TL olmadığını belirtmesi üzerine, “ne varsa verin, üzerini makbuz getirdiğimde verirsiniz” demesi üzerine katılandan 150 TL parayı alan sanığın, parçayı alıp getireceğini ve tamire başlayacığını söyleyip gittiği, bu şekilde hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından “360 gün”, “180 gün”, “150 gün” ve “3000 TL adli para cezası” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve “20 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.