YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17738
KARAR NO : 2014/11025
KARAR TARİHİ : 03.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 13/06/2009 günü yolda gördüğü ve daha önceden ismini bildiği katılanı tanıyormuş gibi adıyla seslenerek durdurduğu, katılana kendisini çok önceden tanıdığını, hamallık yaptığını bildiğini, bir şirketi olduğunu, istemesi halinde bu şirkette bekçi olarak kendisini çalıştırabileceğini söyleyerek katılan üzerinde güven oluşturduğu, sanığın söylediklerine inanan katılanın, daha sonra buluşup işe girme konusunu detayıyla görüşmek üzere sanık ile sözleşerek yanından ayrıldığı, sanık ile katılanın 16/06/2009 günü daha önceden sözleştikleri gibi buluştukları, sanığın, katılana işe giriş işlemleri için sağlık raporu gerektiğini, bunun için de paraya ihtiyaç olduğunu söyleyerek katılandan 110 TL aldığı, daha sonra sağlık raporu işini halledebilmesi için doktora telefon etmesi gerektiğini belirterek bu defa katılandan cep telefonunu aldığı, telefona
kendi sim kartını takarak konuşmaya başladığı, bu şekilde birlikte yürüyerek Devlet Hastanesi’ne kadar geldikleri, sanığın burada kalabalıktan istifade ederek bir fırsatını bulup cep telefonu ile birlikte olay yerinden kaçtığı anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.