YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20951
KARAR NO : 2014/11033
KARAR TARİHİ : 03.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden
dolayı hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk müdafinin dilekçesi içeriğinden beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz bulunmadığından, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmü temyizde hukuki yararının olmaması nedeniyle; görevi yaptırmamak için direnme suçunda ise, hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.
Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; Kilis Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğine bağlı ekibin meydana gelen motosiklet hırsızlıkları ile ilgili olarak araştırmalar yaptığı sırada, suça sürüklenen çocuğun sevk ve idaresinde bulunan motosikleti kontrol ettikleri, yapılan kontrollerde motosikletin il trafik komisyonunca trafikten men edildiğinin tespit edildiği ve motosikletin inceleneceğinin belirtildiği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun Kilis Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği’nde görevli polis memuru …’a hitaben “motosikleti benden alacak polisin anasını avradını sinkaf ederim” dediği anlaşılmakla; eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiş; 5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken, sanık ifadesinin kullanılması mahallince düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğun daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu ve tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.