Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1366 E. 2014/7253 K. 16.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1366
KARAR NO : 2014/7253
KARAR TARİHİ : 16.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın … Süt Ürünleri isimli işyeri için müştekiden kömür aldığı, aldığı kömür karşılığında vermiş olduğu çekin karşılıksız çıktığı, … Süt Ürünleri isimli mandırayı tanık … ‘dan kiraladığı, daha sonra bu mandırada kullanacağını söyleyerek müştekiden kömür aldığı, kesmiş olduğu faturadaki vergi numarasının sahte olduğu, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Salihli Adil Oral Vergi Dairesi Müdürlüğü yazısına göre, vergi numarasının sahte olmadığının ve sanığa ait olduğunun anlaşıldığı, yine iddianamede sanığın vermiş olduğu çekin iflas eden bir şirkete ait olduğunun iddia edildiği, bu iddianın da dosya kapsamında bulunan banka yazılarına ve vergi dairesi yazılarına göre gerçeği yansıtmadığı, Akbank … Şubesinin 25/04/2008 tarihli yazısına göre, söz konusu çekin gerçek olduğu, çek hesabının mevcut olduğu, Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 28/05/2008 tarihli yazısına göre ise, söz konusu çekin ait olduğu şirketin iflasına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, şirketin halen faaliyetine devam ettiğinin anlaşıldığı, sanığın müştekiden kömür aldığı sırada gerçek ismini bildirdiği, aldığı kömür karşılığında müştekiye gerçek bir şirkete ait çek verdiği, çekin karşılıksız çıkmasından dolayı Ceza Hukuku açısından sanığın sorumlu tutulamayacağı, sanığın hukuki sorumluluğunun devam ettiği, müştekiyi yanıltabilecek nitelikte vasıflı bir hilenin bulunmadığı, sanığın kiraladığı mandıranın faaliyette olmamasının müştekiyi yanıltabilecek nitelikte bir hile olmadığı, veresiye alış veriş yapıp daha sonra borcunu ödemeyen herkesin dolandırıcılık suçunu işlediği şeklinde bir sonucun ortaya çıkacağı, bu nedenle sanığın hile kullanarak haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket ettiğine dair savunmalarının aksine, mahkumiyeti için yeterli, kesin somut delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.04.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.